abdul's profileYalnizligin MahkumuPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    January 04

    Su Kasidesi

    Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlare su
    Kim bu denli tutuşan odlare kılmaz çare su

    Âb-gûndur günbed-i devvar rengi bilmezem
    Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvare su

    Zevk-i tiğinden aceb yok olsa gönlüm çak çak
    Kim mürur ilen bırakır rahneler divare su

    Suya versin bağ-ban gül-zarı zahmet çekmesin
    Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gül-zare su

    Ohşadabilmez gubarını muhharir hattına
    Hame tek bakmaktan inse gözlerine kare su

    Arızın yadiyhle nem-nak olsa müjganım nola
    Zayi olmaz gül temennasiyle vermek hare su

    Hayret ilen parmağın dişler kim etse istima
    Parmağından verdiği şiddet günü Ensar’e su

    Eylemiş her katreden bin bahr-i rahmet mevc-hiz
    El sunup urgaç vuzu için gül-i ruhsare su

    Hâk-i payine yetem der ömrlerdir muttasil
    Başini taştan taşa urup gezer avare su

    Zerre zerre hâk-i der-gâhina ister sala nûr
    Dönmez ol der-gâhtan ger olsa pâre pâre su

    Zikr-i na’tin virdini derman bilir ehl-i hatâ
    Eyle kim def’-i humar için içer mey-hâre su

    Yâ Habibu’llah yâ hayru’l-beşer müştâkinim
    Eyle kim leb-teşneler yanip diler hemvâre su

    Sensin ol bahr-i keramet kim şeb-i Mirâc’da
    Şeb-nem-i feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâre su

    Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânıma
    Var ümîdim ebr-i ihsânın sepe ol nâre su

    Yümn-i na’tinden güher olmuş Fuzûli sözleri
    Ebr-i nîsandan dönen tek lü’lü-i şeh-vâre su

    Hâb-i gafletten olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
    Hâb-ı hasretten dökende dîde-i bîdâre su

    Umduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm olmayam
    Çeşme-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su

    Gam günü etme dil-i bîmârdan tiğin diriğ
    Hayrdır vermek karanu gecede bîmâre su

    İste peykânın gönül hecrinde şevkim sâkin et
    Susuzum bir kez bu sahrâda benim’çün ara su

    Ben lebin müştâkiyim zühhâd kevser tâlibi
    Nitekim meste mey içmek hoş gelir huş-yâre su

    Ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
    Aşık olmuş gâliba ol serv-i hoş-reftare su

    Su yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek
    Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vâre su

    Dest-busı arzusiyle ger ölsem dostlar
    Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su

    İçmek ister bölübülün kanın meger bir reng ile
    Gül budağının mizâcına gire kurtare su

    Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
    İktida kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr’e su

    Seyyid-i nev’-i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ
    Kim sepiptir mu’cizâtı âteş-i eşrâre su

    Kılmak için tâze gül-zâr-i nübüvvet revnâkın
    Mu’cizinden eylemiş izhâr seng-i hâre su

    Mu’cizi bir bahr-i bî-pâyân imiş âlemde kim
    Yetmiş andan bin bin âteş-hâne-i küffâre su

                                                            Fuzuli

    Fuzuli'nin Leyla ile Mecnun Mesnevisi

    Ey Rabbim! Aşk belasıyla beni tanıştır
    Beni bir an bile olsa; aşk belasından ayırma!

    Detlilerden yardımını uzak tutma.
    Yani beni daha çok belalara müptela eyle!

    Ben var oldukça, beladan, isteğimi uzaklaştırma!
    Ben belayı isterim, çünkü bela da beni ister.

    Sevgi belasıyla ağırbaşlılığımı gevşetme!
    Ta ki dostlar beni kınayıp vefasız demesinler!

    Gidip geldikçe, sevgilimin güzelliğini arttır,
    Sevgilimin derdine beni daha çok mübtela et.

    Ben nerede, mevki ve itibar kazanma nerede?
    Bana yoksulluk ve yokluk ulaşma kabiliyeti ver

    Senden ayrıyken, bedenimi öyle zayıf kıl ki,
    Bahar yeli beni sana kavuştursun.

    Fuzûlî' nin nasibi gibi beni gururlandırıp,
    Ey Rabbim, asla beni bana bağlı kılma!

    Sonunda yar, ağlayıp inlememize acıdı ve
    Bugün hüzünler evimize ayak bastı.

    Gözyaşı yağmurum, demek, öyle tesir etti ki,
    Gül bahçemizde taze bir gül dalı düşürdü.

    Ah ateşinin bizi yaktığı,
    Ayrılık gecesini aydınlatan meş' aleden bellidir.

    Eğer ağlayan gözümüzde uyku olsaydı,
    Bu kavuşma uyku halinde görülen bir rüya demek mümkün olurdu.

    Gördüğümüz bir hayal mi?
    Yoksa sevgilinin yanımıza geleceği aklımıza bile gelmezdi.

    Ey can ve gönül! Sevgili, misafirimiz oldu!
    Neyimiz varsa, misafirimizin ayaklarına dökelim.

    Ey Fuzûlî! Sevgilinin kasdı, canımızı almakmış.
    Gel.. Güzel uğruna can vermeyi kendimize bir borç bilelim.
     
                                                                                  FUZULİ
    March 02

    MONA ROSA


    Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. 
    Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
    Kanadı kırık kuş merhamet ister. 
    Ah senin yüzünden kana batacak. 
    Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
    
    Ulur aya karşı kirli çakallar, 
    Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
    Mona Rosa bugün bende bir hal var. 
    Yağmur iri iri düşer toprağa,
    Ulur aya karşı kirli çakallar.
    
    Açma pencereni perdeleri çek, 
    Mona Rosa seni görmemeliyim.
    Bir bakışın ölmem için yetecek. 
    Anla Mona Rosa ben bir deliyim. 
    Açma pencereni perdeleri çek.
    
    Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi, 
    Bende çıkar güneş aydınlığına.
    Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi. 
    Seni hatırlatır her zaman bana.
    Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.
    
    Zambaklar en ıssız yerlerde açar 
    Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
    Bir mumun ardında bekleyen rüzgar, 
    Işıksız ruhumu sallar da durur.
    Zambaklar en ıssız yerlerde açar.
    
    Ellerin, ellerin ve parmakların 
    Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
    Ellerinden belli olur bir kadın, 
    Denizin dibinde geziyor gibi.
    Ellerin, ellerin ve parmakların.
    
    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona. 
    Saat onikidir söndü lambalar
    Uyu da turnalar girsin rüyana, 
    Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
    
    Akşamları gelir incir kuşları, 
    Konarlar bahçemin incirlerine.
    Kiminin rengi ak kiminin sarı. 
    Ah beni vursalar bir kuş yerine.
    Akşamları gelir incir kuşları.
    
    Ki ben Mona Rosa bulurum seni 
    İncir kuşlarının bakışlarında.
    Hayatla doldurur bu boş yelkeni. 
    O masum bakışların su kenarında.
    Ki ben Mona Rosa bulurum seni.
    
    Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa. 
    Henüz dinlemedin benden türküler.
    Benim aşkım uymaz öyle her saza. 
    En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
    Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
    
    Artık inan bana muhacir kızı, 
    Dinle ve kabul et itirafımı. 
    Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı 
    Alev alev sardı her tarafımı.
    Artık inan bana muhacir kızı.
    
    Yağmurdan sonra büyürmüş başak, 
    Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
    Bir gün gözlerimin ta içine bak 
    Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
    Yağmurdan sonra büyürmüş başak.
    
    Altın bilezikler o kokulu ten 
    Cevap versin bu kuş tüyüne.
    Bir tüy ki can verir gülümsesen, 
    Bir tüy ki kapalı geceye güne.
    Altın bilezikler o kokulu ten.
    
    Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. 
    Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
    Kanadı kırık kuş merhamet ister, 
    Ah senin yüzünden kana batacak. 
    Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.  
    
    
    
    
    Sezai KARAKOÇ